Teknik Analiz Yöntemi Kimler, Nasıl Kullanmalı ?

Borsada işlem yapan bireylerin büyük bir bölümü yatırım yapmak yerine trade yapmayı tercih ediyor. Borsa İstanbul’daki hisse devir hızları ve ortalama elde tutma süreleri bu eğilimi doğruluyor. Türkiye hisse senedi piyasasında 2024 yılı için devir hızı yaklaşık %253 olarak raporlanmış. Bu oran, işlem hacminin toplam piyasa değerine oranını ve piyasadaki likidite yoğunluğuna işaret ediyor. Bu rakamlardan ortaya çıkan sonuç bize teknik analiz yönteminin borsa işlemlerinde çok önemli yer tuttuğunu gösteriyor.

ETKİLERİ

Borsa’da ortalama elde tutma süresi yerli yatırımcılar için yaklaşık 27 gün, yabancı yatırımcılar için ortalama yaklaşık 29 gün. Bu rakamlar piyasanın yatırımcı zihniyetini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Kısa elde tutma süresi grafik takibini, momentum ve trend takibini ön plana çıkarıyor. Aynı anda girip çıkan kalabalıklar görüyoruz. Teknik analiz ve sürü psikolojisi rol oynuyor.

Uzun vadeli yatırım değil, kısa vadeli al-sat hâkim. Yatırımcıların büyük kısmı şirketin uzun vadeli değerine değil, kısa vadeli fiyat hareketine odaklanıyor. “Ortak olmak” yerine “trader olmak” çok revaçta.

Spekülasyon ve volatilite artıyor. Hisse daha sık el değiştiriyor. Hızlı yükselişler, sert düşüşler, haber, söylenti ve teknik sinyaller fiyatı şirketin gerçek değerinden daha fazla etkiliyor.

Şirket performansı ile hisse fiyatı kopabiliyor. Kâr artıyor ama hisse düşebiliyor. Zayıf bilanço geliyor ama hisse yükselebiliyor. Fiyatlama “beklenti ve akış” üzerinden yapılıyor.

Borsa, tasarruf aracı olmaktan uzaklaşıyor. Emeklilik, servet birikimi gibi uzun vadeli amaçlar yerine enflasyondan kaçış ve kısa vadeli kazanç arayışı ön plana çıkıyor.

SÜRÜ PSİKOLOJİSİ

Teknik analiz yaygın bir görüşe göre piyasa psikolojisinin grafiğe yansımış hali. Destek–direnç seviyeleri, formasyonlar, trendler aslında bize kalabalıklar nerede aynı şeyi düşünüyor ve aynı tepkiyi veriyor mesajını veriyor. Direnç noktası «artık pahalı, satayım» diyen kalabalıkları harekete geçiriyor. «Buradan döner» beklentisi sürünün aynı anda satış için harekete geçmesini sağlıyor.

Bu görüşe göre teknik analiz bazen kendi kendini doğrular. Çok kişi aynı seviyelere bakar. Aşırı alım, 200 günlük ortalama, uzun vadeli trend, omuz–baş–omuz benzeri seviyeler doğru olduğu için değil, herkes onlara inandığı ve aynı anda reaksiyon gösterdiği için çalışıyor.

Teknik analiz sürüyü okumayı sağlar ama sürüye kapılmak riskli olabilir. Herkes alırken geç kalan trader tepeye yakın alır. Herkes satarken panikleyen trader dibe yakın satar. Finansal okuryazar bir yatırımcı ise sürüyü takip etmez, sürüyü okur. Teknik analizde ustalık bir indikatör ne diyor yorumundan ziyade “bu seviyede kalabalık ne yapar?” sorusunu sormakta yatar görüşü hâkim.

Profesyoneller genelde sürü heyecanlıyken temkinli, sürü korkarken seçici olur. Yani teknik analiz, kalabalığın duygusal haritasını okumak onlar için yalnızca bir araç.

POPÜLER GÖRÜŞ

Borsaya yatırım yapanlar arasındaki yaygın görüşe göre «temel analiz hangi hisseyi alacağımızı, teknik analiz ise ne zaman alacağımızı söyler». Bu görüş hem profesyonel hem de bireysel yatırımcılar arasında oldukça yaygın. Profesyoneller arasında da teknik analizin geçerliliğine inananların sayısı çok.

Yaygın görüşü savunanlara göre bu temel mantık rastgeleliği azaltır, davranışsal hataları sınırlar ve risk–getiri dengesini iyileştirir. Temel analiz değerli şirketi bulur, ancak yanlış zamanda alım riski vardır. Teknik analiz zamanlamayı iyi yapar, ancak şirket kalitesi filtresi yoktur. İki yaklaşım birleşince zamanlama hatası azalır, kalitesiz hisse elenir ve uzun vadede istikrar artar.

Bu yaklaşımın geçerliliğini eleştiren görüşlerin başında iki farklı yöntemin aynı anda kullanılabilmesi için bu yöntemlerin önce kendi başlarına çalışır olması gerektiği vurgulanır. Çalışan bir yöntemi çalışmayan bir yöntemle birleştirmek sonucu etkilemez. İki farklı yöntemi birleştirmek karar vermeyi zorlaştırır ve verimliliği düşürür. İki analiz arasında farklı varsayımlar ve mantıksal çelişki vardır. Temel analiz uzun vadeyi, teknik analiz kısa vadeyi esas alır. İki analizi birlikte kullanmak dikkat kaybına ve verimsizliği yol açar. (Finansal Efsaneler ve Gerçekler, Serkan Ünal, s. 119-20).

TEKNİK ANALİZ PİYASAYI YENEBİLİYOR MU?

Teknik analiz ve trend takibi konularında çok sayıda akademik çalışma ve analiz yapılmış. Bunların hemen hepsinin ortak sonucu olarak al-sat yapanların endeksi ve piyasayı yenmesinin çok zor olduğu ortaya çıkmış. Borsa İstanbul araştırma birimi tarafından 2013 yılında yapılan bir araştırma al-sat yapanların BIST 100 endeksinin %50 altında performans gösterdiğini sergilemiş (https://borsaistanbul.com/data/kilavuzlar/Borsa_Istanbul_HT_ek.pdf).

Borsadaki hisselerin yaklaşık %90’ı piyasanın en bilgili %5 kesiminin elinde bulunuyor. Yabancı yatırımcıların ve yatırım fonlarının teknik analiz ve trend sinyallerini takip ettiği düşünüldüğünde, bireysel al-sat yapan bir kişinin teknik analiz sinyallerinde işlemi gerçekleştirmesi her zaman mümkün olmuyor. Zarar-kes stratejisi doğrultusunda bir hissenin düştüğünü fark ettiğimiz anda satmaya yöneliyoruz. Ancak hisseyi satın alacak kişinin bizden daha az bilgili olma ihtimali çok düşük. Geç davranma durumunda veya elindeki hisse miktarı fazlaysa, satış emrinin gerçekleşme oranı düşüyor.

Sonuç olarak teknik analizin zamanlama odaklı, kısa vadeli, kurallarla işlem yapabilen, grafik okumayı seven, duygularını kontrol edebilen, temel analizle birlikte kullanan yatırımcı profiline uygun olduğu yaygın görüşü mevcut.

İçeriği paylaş: